erenkisi
Hadi gel,bildiğim çok güzel bi restorant var diyip beni yönlendirecek,bana “sen bilirsin” demeyecek bi adam!
Ne yaptım dersiniz… Hayır, İstanbul’a yeni yerleşmiş ve buradaki arkadaş sayısı bi elin 5 parmağını geçmeyecek kadar olduğunu da sayarsak… Semaver Kumpanyayı kalkındırma çabalarıma bi katkım daha olsun dedim ve sezonun son oyunu Metot’a gittim, ikinci kez izledim. ilk’inden daha yüksek enerjide oynadılar. Kesinlikle çok daha iyiydi. Sahnedeki sineğe acayip takıldılar,ilk sahnede seyirci de çok güldü oyuncular da :) Zaten oyunun konusu itibariyle benim gönlümü fetheden bir oyun…Ki, söyledim Serkan Keskin’e de :)) Beni hatırladı sağolsun… Elini sıktım,tebrik ettim. İş bulduğumu da söyledim. Daha da çok söylemek istediğim şeyler vardı da ağzımdan çıkıp toparlayabildiklerim bu kadardı. Sanki çok tanıdık biriyle konuşuyordum ama bi yandan da öylesine garip bi rahatlıkla yanına gittim…
Esas diyeceğim şu ki, gişede paramı öderken 5lira bulamayan kız orada bi kapı açtı. Serkan Keskin ve oyun ekibi toplantıdaymışlar meğer orada. 5 lira üstümü Serkan Keskin vermesin mi… Kendime şu şarkıyı armağan ediyorum. “Belki benim kağıt param bi şekilde döne dolaşa cebime girmiştir...” Hayranım da hayranım,hayranım da hayranım!!
Oyuna döncek olursak, Sarp Aydınoğluna da ayrıca hayranım. Öğlenleyin kendisini Acıbadem de görüp arabada “Aaaa Sarp Aydınoğluuuğğ” diye bağırdım. Boş boş bakan Abime açıklamamsa “Bizim Benjo işte yaa” oldu :) Adam süper bi oyuncu,çok temiz oynuyo. çok berrak yani nası anlatsam, fazla artizliğe girmeden… İnandırıyo işte her ne yapıyosa iyi yapıyor. Sezin Bozacı zaten daha önce de takdir ettiğim bi kadın oyuncu. Semaverin gözbebeği heralde :) Mustafa Kırantepe müthiş Türkçesi ve de sesiyle,ama o dublaj soğukluğundan uzakta, acayip mimikleriyle kırdı geçirdi. Kendisi Titus’ta da iki üç ayrı karakterde oynayan müthiş oyuncu…. Serkan Keskin çok iyi yönetmiş, ZeynepSu Kasapoğlu da iyi yardım etmiş. Yeni sezonda da gidin izleyin,güzel vakit geçirin. Kendinizi bulun oyunda,tavsiyemdir.
Not: Telefonu ısrarla çalan sorumsuz seyirciye iyi bi ders verdiler. Oyun’da sanki pause düğmesine basılmış gibi oldu,sahnedekiler telefonu calan kişiye bakmaya başladılar. Derin bi sessizlik nokia melodisi ve ben olsam çok utanırdım utancından yerin dibine girmiş bi seyirci. Takdir ettim bu durumu…Oyuncuların tutumunu yani :)
Bazen ofiste öyle bi sakinlik oluyo ki İsmail Abi’nin dük ataları gibi hissediyorum. “Yine mi işsizim ben”hissi… Çok sıkıcı ama ben diyim size.

